وَاَوْحٰى رَبُّكَ اِلَى النَّحْلِ 1
ifade ettiği hakikat-i kerîmâneyi
وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ وَالنُّجُومَ مُسَخَّرَاتٍ بِاَمْرِهِ 2
ifade ettiği hakikat-i azîme-i hâkimâne-i âmirâneyi görür, gösterir.
اَوَلَمْ يَرَوْا اِلَى الطَّيْرِ فَوْقَهُمْ صَۤافَّاتٍ وَيَقْبِضْنَ مَايُمْسِكُهُنَّ اِلاَّ الرَّحْمَنُ اِنَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ بَصِيرٌ 3
ifade ettikleri hakikat-i rahîmâne-i müdebbirâneyi
وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضَ وَلاَ يَؤُدُهُ حِفْظُهُمَا 4
ifade ettiği hakikat-i azîme ile
وَهُوَ مَعَكُمْ اَيْنَ مَا كُنْتُمْ 5
ifade ettiği hakikat-i rakîbâneyi
هُوَ اْلاَوَّلُ وَاْلاٰخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُ وَهُوَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ 6
ifade ettiği hakikat-i muhita gibi
وَلَقَدْ خَلَقْنَا اْلاِنْسَانَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِهِ نَفْسُهُ وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَرِيدِ 7
ifade ettiği akrebiyeti
تَعْرُجُ الْمَلٰۤئِكَةُ وَالرُّوحُ اِلَيْهِ فِى يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ خَمْسِينَ اَلْفَ سَنَةٍ 8
Dipnotlar
- "Rabbin balarısına ilham etti." Nahl Sûresi, 16:68.
- "Güneşi, ayı ve yıldızları da emrine boyun eğmiş olarak yarattı." A'râf Sûresi, 7:54.
- "Üzerlerinde dizi dizi kanat çırpıp duran kuşları da mı görmüyorlar? Onları havada tutan Rahmân'dan başkası değildir. O herşeyi hakkıyla görür." Mülk Sûresi, 67:19.
- "Onun hâkimiyet ve saltanatı gökleri ve yeri kuşatmıştır. Gökleri ve yeri tasarrufu altında tutmak Onun kudretine ağır gelmez." Bakara Sûresi, 2:255.
- "Nerede olsanız O sizinledir." Hadid Sûresi, 57:4.
- "O Evveldir, Âhirdir, Zâhirdir, Bâtındır. O herşeyi hakkıyla bilendir." Hadid Sûresi, 57:3.
- "And olsun ki insanı Biz yarattık; nefsinin ona ne vesvese verdiğini de biliriz. Çünkü Biz ona şahdamarından daha yakınız." Kaf Sûresi, 50:16.
- "Melekler ve Cebrail, elli bin sene uzunluğunda olan bir günde, Allah'ın emrini almak üzere Arşa yükselirler." Meâric Sûresi, 70:4.