İçeriğe geç

Tûbâ-yı hilkatten semâvât şıkkına

Hep kehkeşan ağsânına,

Bir Cemîl-i Zülcelâlin dest-i hikmetle takılmış

Pek güzel meyveleriyiz biz.

Şu semâvât ehli ne birer mescid-i seyyar

Birer hane-i devvar, birer ulvî âşiyâne,

Birer misbah-ı nevvar, birer gemi-i cebbar

Birer tayyareleriz biz.

Bir Kadîr-i Zülkemâlin, bir Hakîm-i Zülcelâlin

Birer mu'cize-i kudret, birer harika-i san'at-ı Hâlıkane,

Birer nadire-i hikmet, birer dâhiye-i hilkat

Birer nur âlemiyiz biz.

Böyle yüz bin dille yüz bin burhan gösteririz

İşittiririz insan olan insana.

Kör olası dinsiz gözü, görmez oldu yüzümüzü,

Hem işitmez sözümüzü. Hak söyleyen âyetleriz biz.

Sikkemiz bir, turramız bir, Rabbimize musahharız. Müsebbihiz, zikrederiz âbidâne

Kehkeşanın halka-i kübrâsına mensup birer meczuplarız biz" dediklerini hayalen dinledim.

312