İçeriğe geç

Otuzuncu Lem'anın Beşinci Nüktesi

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

فَانْظُرْ اِلٰۤى اٰثَارِ رَحْمَتِ اللهِ كَيْفَ يُحْيِى اْلاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا اِنَّ ذٰلِكَ لَمُحْ يِ ى الْمَوْتٰى وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ 1

âyet-i azîmenin ve

اَللهُ لاَ اِلٰهَ اِلاَّ هُوَ الْحَىُّ الْقَيُّومُ لاَ تَاْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ 2

âyet-i azîmin birer nüktesi ile, İsm-i Âzam veyahut İsm-i Âzamın iki ziyasından bir ziyası veya altı nurundan bir nuru olan ism-i Hayyın bir cilvesi, Şevvâl-i Şerifte, Eskişehir Hapishanesinde uzaktan uzağa aklıma göründü. Vaktinde kaydedilmedi ve çabuk o kudsî kuşu avlayamadık. Tebâud ettikten sonra, hiç olmazsa bazı remizlerle o hakikat-i ekberin ve nur-u âzamın bazı şualarını muhtasaran göstereceğiz.

BİRİNCİ REMİZ

İsm-i Hayy ve ism-i Muhyînin bir cilve-i âzamından olan "Hayat nedir? Ve mahiyeti ve vazifesi nedir?" sualine karşı, fihristevâri cevap şudur ki:

Hayat,

· şu kâinatın en ehemmiyetli gayesi,

· hem en büyük neticesi,

· hem en parlak nuru,

· hem en lâtif mâyesi,

593