İşte hikmet dahi bir ziyadır. Rahmet-i muhita bir ziyadır. Tezyin, tevzin, tanzim, tanzif, muhit birer ziyadırlar ki, o Şems-i Ezelînin şualarıdırlar. İşte gel, bak, dalâlet ve küfür nasıl hiç çıkılmaz bataklığa girer. Ve dalâletteki cehalet, ne derece ahmakane olduğunu gör, "Elhamdü lillâhi alâ dîni'l-İslâm ve kemâli'l-îmân" de.
Evet, kâinat sarayını ter temiz tutan bu ulvî, umumî tanzif, elbette ism-i Kuddûsün cilvesi ve muktezasıdır. Evet, nasıl ki bütün mahlûkatın tesbihatları ism-i Kuddûsa bakar; öyle de, bütün nezafetlerini de Kuddûs ismi ister.Nezafetin bu kudsî intisabındandır ki, اَلنَّظَافَةُ مِنَ اْلاِيمَانِ 1 hadisi, nezafeti imanın nurundan saymış ve اِنَّ اللهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّرِينَ 2 âyeti dahi, tahareti muhabbet-i İlâhiyenin bir medarı göstermiş.
Dipnotlar
- Kötü hasletler, bâtılitikadlar, günahlar, bid'alar mânevî kirlerden olduklarını unutmamalıyız.
- "Temizlik îmândandır." Bu hususta bir çok hadis rivâyet edilmiştir. Müslim, Tahâret: 1; Dârimî, Vudû': 2; Müsned, 5:342, 344; el-Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ, 291.
- "Muhakkak ki Allah çok tevbe edenleri ve temiz olanları sever." Bakara Sûresi, 2:222.