tevâli ve teâkubu ile olur. اَلرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ 1 ile alâkadardır; çünkü اَلَّذِينَ 2 'den irade edilen "enbiya, şüheda, suleha, ulema" rahmettirler. مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ 3 ile alâkası vardır; çünkü, nimet-i kâmile, ancak dindir. نَعْبُدُ 4 ile alâkası var; çünkü ibadette imamlar bunlardır. نَسْتَعِينُ 5 ile var; çünkü, tevfike ve ianeye mazhar bunlardır. اِهْدِنَا 6 ile var; çünkü hidayette muktedâbih onlardır.
صِراَطَ الْمُسْتَقِيمَ 7 ile vardır; çünkü doğru yol ancak onların mesleğidir.
طَرِيقْ 8 veya سَبِيلْ 9 kelimelerine صِرَاطْ 10 kelimesinin tercihi, mesleklerinin etrafı mahdut ve işlek bir cadde olduğuna ve o caddeye girenlerin bir daha çıkmamalarına işarettir.
Mahut ve malûm olan şeylerde kullanılması usul ittihaz edilen esmâ-i mevsûleden اَلَّذِينَ tabiri, onların zulümat-ı beşeriye içinde elmas gibi parladıklarına işarettir ki, onları taharrî ve talep etmeye ve aramaya lüzum yoktur. Onlar, herkesin gözü önünde hazır olduklarını temin eden bir ulüvv-ü şâna maliktirler.
Cem' sîgasıyla اَلَّذِينَ 'nin zikri, onlara iktida ve tâbi olmak imkânının
Dipnotlar
- "Kullarına karşı sınırsız rahmet sahibi olan ve rahmetinin eserleri dünya ve âhireti dolduran Allah." Fatiha Sûresi, 1:3.
- O kimseler ki (bk. Nahv/İsm-i Mevsûl).
- "Hesap gününün yegane sahibi, yöneticisi ve hakimi olan Allah." Fatiha Sûresi, 1:4.
- "İbadet ederiz." Fatiha Sûresi, 1:5.
- "Yardım dileriz." Fatiha Sûresi, 1:5.
- "Bizi hidayet yoluna ulaştır." Fatiha Sûresi, 1:6.
- En doğru ve istikametli yol.
- Yol.
- Geniş yol.
- Sınırları çizilmiş ve belirlenmiş yol.