dilediği günahları bağışlayan Ğafûr.. şükredeni mukabelesiz bırakmayan ihsan sahibi Şekûr.. kadri yüce, şanı yüksek, müteâl Aliyy.. idrakin ihata edemeyeceği, ululardan ulu Kebîr.. arz u sema ve içindekileri koruyup muhafaza eden Hafîz.. gıda veren, bakıp koruyan Mukît.. her şeye yeten ve herkesin hesabını görecek olan Hasîb.. nefislerde ürperti ve haşyet hâsıl eden Celîl.. iyilik ve ihsanı bol keremkânî Kerîm.. zâhir-bâtın her şeyi görüp kontrol eden Rakîb.. dualara icabet eden ve isteklere mukabelede bulunan Mücîb.. ilm ü rahmetiyle her şeyi kuşatan ve her şeyiyle nâmütenâhî olan Vâsi’.. her şeyi yerli yerinde vaz’eden Hakîm.. bazı kullarını muhabbete mazhar kılan Vedûd.. zâtî şan ve şeref sahibi Mecîd.. ölümden sonra dirilten ve diriliş erleri gönderen Bâis.. her şeyi ra’ye’l-ayn bilen Şehîd.. varlığı kendinden ve değişmeyen bir zât olan Hakk.. güvenilip dayanılan ve Kendisine itimat edilen Vekîl.. dilediğini dilediği gibi icrâ eden kuvvet sahibi Kaviyy.. kudret-i kâhire sahibi Metîn.. dost ve yardımcı Veliyy.. herkesin hamd ü senâsının biricik mercii Hamîd.. her işi ve davranışı sayıp dökecek olan Muhsî.. her şeyi ilk yaratan Mübdi’.. hayattan sonra ölümü, ölümden sonra da hayatı geri veren Muîd.. maddî-manevî hayat veren Muhyî.. verdiği hayatı alıp öldüren Mümît.. hayatı Kendinden, ebedî Hayy.. Kendi Kendine kâim, Kayyûm.. aczi söz konusu olmayan kâdir u kâhir Vâcid.. mutlak fazl ve şeref sahibi Mâcid.. nazîri, veziri, dengi, benzeri olmayan bir yektâ Vâhid.. ikincisi olmayan tek, Ehad.. herkesin muhtaç olduğu müstağnî Samed.. her şeye gücü yeten Kâdir.. mutlak iktidar sahibi Muktedir.. öne alan, öne çıkaran Mukaddim.. geriye bırakan Muahhir.. varlığının başlangıcı olmayan ezelî, Evvel.. varlığının sonu olmayan ebedî, Âhir.. âyât ve âsârıyla apaçık Zâhir.. Zât’ı, hakikatiyle ihata edilmeyen Bâtın.. kâinatları idare eden, her şeyi gözeten Vâlî.. her türlü noksanlıktan müberrâ bir ulu, Müteâl.. durumuna göre herkese iyilikte bulunan Berr.. tevbeye sevk eden ve tevbeleri kabul buyuran Tevvâb.. suçluları tecziye eden Müntakim.. sürekli in’am ve ihsanda bulunan Mün’im.. günahları silip süpüren, seyyiâtı hasenâta çeviren Afüvv.. fenalıklara karşı kullarına müşfik olan Raûf.. mülkün tek sahibi olan Mâlikü’l-mülk.. sonsuz celâlle ikram ve cemâli cem’ eden Zü’l-celâli ve’l-ikram.. terbiyenin bütün levâzımını câmi’ şekilde terbiye eden Rabb.. her hükmünde âdil olan Muksit.. zâtında her türlü kemâlâtı cem’ eden ve herkesi toplayıp biraraya getiren Câmi’.. kimseye muhtaç olmayan Ğaniyy.. zenginlik bahşeden ve gönülleri zengin kılan Muğnî.. dilediği şeyleri veren Mu’tî.. istemediği şeyleri vermeyen Mâni’.. sebebiyet verenlere göre zararları yaratan D(z)ârr.. faydalı şeyler veren Nâfi’.. her şeyin biricik ışık kaynağı Nur.. hidayete erdiren ve gönülleri hidayete açan Hâdî.. eşi-benzeri olmayan şeyler yaratan Bedî’.. Kendisi için fenâ söz konusu olmayan Bâkî.. dilediğine dilediğini temlik eden gerçek sahip, Vâris.. doğru noktaya ulaştıran Reşîd.. yakışıksız şeylere hüsn-ü muamelede bulunan Sabûr sadece O’dur. Celle celâluhû. O’nun şanı, gönüllerde ürperti ve haşyet hâsıl edecek kadar yücedir. “O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, her şeyi hakkıyla işiten ve gören Semî’ u Basîr’dir.” “Allah bize yeter; O ne güzel vekildir!” “O, ne güzel Mevlâ ve ne güzel yardımcıdır!” “Bizi bağışla ey Rabbimiz; şüphesiz dönüşümüz Sanadır.”
Ey kendisi için fenâ asla söz konusu olmayan Dâim! Ey zevâlden berî ve münezzeh olan Kâim! Ey hiçbir vezire ihtiyaç duymadan kâinâtı idare ve tedbîr eden Müdebbir! Bize, anne-babamıza, erkek-kadın bütün müminlere, hepsine, her zorluğu kolay hale getir.
Allahım! Senin verdiğine mâni olacak, men ettiğini verecek, kazânı geri çevirecek, hükmünü değiştirecek, dalâletiyle baş başa bıraktığını hidayet edecek,