İçeriğe geç

Evrim üzerinde ısrar edenler, söz konusu, yani kullanılmayan uzuvların zamanla güdükleştiği ve bunların tevarüsle sonraki nesillere geçtiği iddiasına güya delil olarak, insandaki kör bağırsağı ve bademcikleri misal verirler. Kör bağırsağın ince bağırsak ile kalın bağırsak arasında yer aldığını belirterek, onun ot yiyen eski atalarımızdan kalmış ve güdükleşmiş bir uzuv ve dolayısıyla lüzumsuz olduğunu ileri sürerler. Aynı şekilde, bademcikleri de lüzumsuz görürler. Hâlbuki, bugün bademciğin, boğaz yoluyla vücuda girecek mikroplara karşı âdeta bir karakol, bir sigorta gibi çalıştığını ilim söylüyor. Kör bağırsak hakkında da Prof. Osman Barlas, Klinik ve Teşhis isimli kitabında, “insan için ikinci bir mide” ifadesini kullanmaktadır. Bu organımızın, lenf ve kan damarlarınca zengin oluşu da onun ehemmiyetini göstermektedir. Belki ileride kör bağırsak hakkında daha çaplı, daha zengin malûmat sahibi olabileceğiz. Bu kadarı bile, sözünü ettiğimiz iddiaların tutarsızlığını ortaya koymaya yeter zannediyorum.

22