İçeriğe geç

Hayvanlar âlemine gelince: Bu âlemde akıl, şuur ve irade ile dahi izah edilemeyecek kadar harika hâdiselerin arkasındaki meyelanın asıl kaynağının, bütün varlığı kucaklayan bir ilim ve iradenin olduğu, yoksa, bu harika hâdiseleri “içgüdü” gibi mahiyeti anlaşılmayan bir kavramla izaha kalkışmanın kendi kendimizi avutmadan öte gitmeyeceği ortadadır. Hayvanların kendi hayat tarzlarına göre ve en uygun şekilde anatomik yapıyla donatılmış olmaları, meselâ ağaçkakanların gagalarının dibindeki şok söndürücü süngerimsi dokunun varlığı; arılar, karıncalar ve termitler gibi mini canlıların iç düzenlerinden ekonomik sistemlerine, haberleşme ağlarından yön tayinlerine, yardımlaşma esaslarından hiyerarşik yapılarına, otlar ve ağaçlarla müşterek hayatlarından gıdalarını teminde gösterdikleri harikulade başarılarına kadar fevkalâde bir mükemmeliyette yaratılmış bulunmaları; insanoğlunun pek çok sahadaki teknolojik başarılarına modellik yapan kuşlar, örümcekler ve çekirgelerin her biri kendi sahasında ayrı bir donanımla model olarak insanlığın istifadesine sunulmaları; bilhassa, çeşit çeşit uçuş yöntemleriyle kuşların, bunca teknolojik başarıya rağmen hâlâ modern havacılığın çok önünde olması; kuş ve böcek nağmelerinin, ritim ve düzen itibarıyla âdeta birer mûsıkî faslı teşkil etmelerinin yanında, birer şifre ve haberleşme vazifesi görmeleri; elsiz-ayaksız yılanların beslenme ve avlanma için sahip oldukları hususiyetler; kurbağaların, kendilerini ve nesillerini koruyup devam ettirmek için haiz oldukları mazhariyetler; denizlerin sırlı dünyasının sevimli canlıları mercanların büyüleyici kolonileri, akreplerin çok hassas cihazları ve varlıklarını devam ettirmedeki davranış kalıpları ve daha pek çok vak’a, evrimi de, evrimcileri de, inanmaya nefisleri elvermese bile, en azından köşelerine çekilip susmaya mecbur bırakacak birer harikadır.

94