İçeriğe geç
4. Bölüm

İslâm’ın Gölgesinde Hayat

İslâm’ın gölgesinde hayat, insanın ilâhî lütuflara mazhariyetinin bir değişik unvanıdır. Hayatını Kur’ân’a bağlı yaşama bahtiyarlığına erememiş kimselerin, İslâm’ın gölgesinde yaşamanın büyüsünü anlamaları mümkün değildir. Onu, kendi nev’i şahsına mahsus çerçevesiyle duyup yaşayanlardır ki, ömürlerini Cennetlerin bekleme salonlarında geçiriyor gibi, gözlerini açar-kapar etraflarına sürekli tebessümler yağdırırlar. Hamd ederler İslâm’ın gölgesinde bulunduklarına, çevrelerini tefekkürle müşâhede edip sürekli iman solukladıklarına, görüp duydukları her şeyin Kur’ân’ı çağrıştırması karşısında Furkan mırıldandıklarına; eşya ve hâdiseleri derin bir temâşâ zevkiyle seyredip içlerine akan yorumlarla kendilerinden geçtiklerine…

Onlar Kur’ân’ın aydınlık dünyasında düşünce hayatları adına oluşturdukları ahenk sayesinde, hep doğru görür, doğru düşünür, hâdiseleri doğru yorumlar; anladıklarında anlamanın zevkini yaşar, anlamadıklarını da Allah’a itimadın gereği bir hikmete bağlar ve hiçbir zaman mütemadi sıkıntı, kaos ve bunalımla karşılaşmazlar. Aksine, sevinç ve neşe veren durumlarını hamd ü senâlarla mânâlandırır, derinleştirir; “belâ” ve “musibet” diyecekleri dış yüzü ekşi hâdiseleri de “Yahu bu da geçer.” esprisiyle yumuşatarak herkesin buhranlarla kıvrandığı en karanlık durumlarda bile, şevk u şükürden rengârenk dantelâlar örerek semtlerine uğrayanlara Cennettekilerin şevk u târâblarını yaşatırlar.

İslâm’ı, tam kendi derinlik, kendi renk ve kendi deseniyle temsile çalışıp Kur’ân’la içli-dışlı olduğumuz ölçüde, biz hemen hepimiz, âdeta hayatımızın onunla yükselip derinleştiğini, farklılaşıp uhrevîleştiğini duyup hisseder; onun sayesinde varlığın gayesini, yaratılışın hikmetini, insan olmanın sır ve mânâsını, buraya gönderilişimizin hedefini, gideceğimiz yerin kıymet ve değerini anlar.. ve bir ucu gönüllerimizde nurdan bir helezonla, fânilerin Bâkî’den ayrıldığı ufka ulaştığımızı duyar gibi olur ve kendi kendimize “Meğer hakikî hayat buymuş.” diyerek talihimizin gülen yüzü karşısında kendimizden geçeriz.

21