Derken bu inhiraf ve fikrî çarpıklıklarını tabiatının bir derinliği hâline getirerek yüzde bir, binde bir tehlike ihtimalleriyle hezeyandan hezeyana sürüklenme ve şöyle-böyle sahip olduğu şeyleri elden kaçırma, başkalarına kaptırma endişesiyle tir tir titreme.. hayalî zalimler ve asiler icat ederek, güçlü ise muhalif kabul ettiklerini ezip bitirme; zayıf ve dayanaksız ise bir gün evvel can alıcı hasımlar olarak dillendirip durduğu en muzır çevrelerle itilaflara girerek –be tahsis ittifak demiyorum– vehmî hasımlara karşı din ve iman düşmanlarının dahi yapmadığı şenaat ve denaetleri irtikap etme.. ervah-ı habise ve şeytanların güdümünde daha yüzlerce mesâvînin yanında, hayır yollarını tıkama; peygamberler güzergâhında yürüyenleri asi ve eşkıya gibi göstererek itibarsızlaştırma.. çok önemli evrensel değerleri dört bir yanda temsille insanlık çapında bir “ba’s-ü ba’de’l-mevt”e zemin hazırlama aktivitelerini engelleme.. daha çok bir sürü tavrı sergileyen şuursuz yığınları –onlarca kutsal kabul edilen argümanları kullanarak– su-i emellerinin birer figürü hâline getirme…
Evet, bu türlü nefis ve heva dürtüleriyle irtikâp edegeldikleri yüzünden böyle biri, toplumda huzur bırakmadığı/bırakmayacağı gibi kendi de umduklarını elde edememiştir/edemez. Aksine paranoya kaynaklı yapıp ettikleriyle kendinin de yakın çevresinin de hayatlarını cehenneme çevirmiştir/çevirir.