İçeriğe geç

Fahr-i Âlem, Arştan bu yere indi,

Şâh-ı Velâyet gelip Düldül'e bindi,

Zülfikar'a bugün, artık nur dendi,

Ey bu zamanda rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!

Dertlere dermansın, mahbub-u cansın,

Hem câmiü'l-esmâ ve'l-Kur'ân'sın,

Hem de nur-u Haktan bize ihsansın,

Ey bir rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!

Bu âlemde madde değil, bir özsün,

Her zerreden bakan bütün bir gözsün,

Kâinatı hayran eden bütün bir yüzsün,

Ey misal-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!

Çünkü sensin bu asırda Rahmeten li'l-Âleminin cilvesi,

Çünkü sensin şimdi Şefiü'l-Müznibînin vârisi.

"Ağisnâ yâ Gıyâse'l-Müstağîsîn" bir duası,

Ey şule-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!

Şifa bulsun şimdi biraz yaramız,

Revaç bulsun geçmez olan paramız,

Saç nurunu, aka dönsün karamız,

Ey ziya-yı rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!

Meylimiz yok yalancı bir dünyaya,

Son verdik biz bid'alara, riyaya,

Kapılmayız öyle kuru hülyaya,

Ey bir hakikat-ı rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!

663