İçeriğe geç

Fahr-i Âlem, Arştan bu yere indi,

Şâh-ı Velâyet gelip Düldül'e bindi,

Zülfikar'a bugün, artık nur dendi,

Ey bu zamanda rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!

Yolumuz, bu Nurun bu nurlu yolu,

Olduk hepimiz o Nurun bir kulu,

Nur yolunda yürüyen hem ne mutlu

Ey nümune-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!

Nursun, nur çıkan nurlu dağında,

Bülbül öter bahçesinde bağında,

Tozu olsak onun pâk ayağında

Ey rahmet-i âlem cilvesi Risaletü'n-Nur!

Dertlere dermansın, mahbub-u cansın,

Hem câmiü'l-esmâ ve'l-Kur'ân'sın,

Hem de nur-u Haktan bize ihsansın,

Ey bir rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!

Bu âlemde madde değil, bir özsün,

Her zerreden bakan bütün bir gözsün,

Kâinatı hayran eden bütün bir yüzsün,

Ey misal-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!

Asl-ı evvelisin balın, şekerin,

Deryasısın cümle ilmin, hünerin,

Gelmedi cihana böyle eser benzerin

Ey mir'ât-ı rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!

Sen, aylardan, güneşlerden üstünsün,

Nihayetsiz, sonu gelmez bütünsün,

Nur cemâlin bütün bütün görünsün

Ey mazhar-ı rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!

330