İçeriğe geç

Allah'a şükür, işte bugün perde açıldı,

Âlemlere artık yine bir neş'e saçıldı.

Artık bu sönük canlara can üfledi cânan,

Artık bu gönül derdine ol eyledi derman.

Bir fasl-ı bahar başladı illerde bu günden,

Bir sohbet-i gül başladı dillerde bu günden.

Benden bana ben gitmek için Risale-i Nur diye koştum,

Nur derdine düştüm de denizler gibi coştum.

Bir zerrecik olsun bulayım der de ararken

Düştüm yine derya gibi bir nura bugün ben.

Verdim ona ben gönlümü baştan başa artık,

Mâşukum odur, şimdi benim, ben ona âşık.

Ol nur-u ezel hem kararan kalblere lâyık,

Ol nurdan alır feyzini hem cümle halâyık.

Kahreyledi ol zulmeti Risale-i Nur'a akanlar,

Nur kahrına uğrar, ona hasmâne bakanlar.

Küfrün bütün alayı hücum etse de ey nur,

Etmez seni dûr, kendi olur belki de makhur.

Sensin yine hâzır, yine sensin bize nâzır

Ey nur-u Rahîm, ey ebedî bir cilve-i kudret-i Fâtır!

Bir neş'e duyurdun imanla sırr-ı ezelden,

Bir müjde getirdin bize ol namlı güzelden.

Mâdem ki içirdin bize ol âb-ı hayattan

Bir zerre kadar kalmadı havf şimdi memattan.

Hasret yaşadık nuruna yıllarca bütün biz,

Mâsum ve alîl, türlü belâ çekti sebepsiz.

161